Bebeği Vefat Eden Ailelere Nasıl Yardım Edilmeli ?

Bebeği Vefat Eden Anne ve Babaya Nasıl Yaklaşılmalı ?

Hepimizin bildiği gibi bir yakını vefat eden kişi gibi bebeğini kaybeden anne ve babada çok hassas olur ve kayıp konusunda anneyi sakinleştirmeye çalıştığınızda bu girişiminiz kötü niyetli olmasa bile anne tarafından yanlış anlaşılabilir, bilmeden psikolojisine hizmet etmeyen hatta zarar veren konuşmalar yapıyor olabilirsiniz. Aman Dikkat !!!

Bebekleri vefat eden anne-babalara teknik olarak daha doğru bir şekilde yardımcı olmak isteyenler için aşağıda bir liste hazırladım; diğer insanların ve yakınlarının bebek kaybı yaşayan kadınları ve erkekleri biraz olsun anlayabilmesi için kaleme aldım.

Bu öneriler daha çok bebek kaybı yaşayan anneler için annelerin ağzından oluşturulmuş olmasına rağmen bu kaybı yaşayan babalara da aynı şekilde ama modifiye edilerek uygulanabilir:

1.      Bebeğini kaybeden bir kadına yardımcı olmaya çalışırken en önemli kural davranış tarzınızla ilgilidir: Karşınızdaki kadına onun hayatıyla, seçimleriyle, çocuğuna dair beklentileriyle ilgili kendi kişisel düşüncenizi söylemeyin.

2.      Sakın “ takdir-i ilahi, olacağı varmış, olmuş ” gibi laflar etmeyin. Yaradan’ ın onun için ne istediğini siz bilemezsiniz.

3.      Sakın “Hayırlısı buymuş, bu çocuğun dünyaya gelmesi belki de senin için hayırlı olmayacaktı.” gibi bir şey söylemeyin. Bebeğin hayırlı olmaması konusu beni çok üzen bir şey. Bebeğimin bunu kanıtlayabileceği hiçbir şansı olmadı ki. Lütfen bunu vurgulayarak beni sakinleştirmeye çalışmayın.

4.      “Eee, bir tane daha yaparsın.” gibi şeyler söylemeyin. Bu bebek hiçbir zaman kullanılıp atılan bir şey olmadı. Eğer bebeğimi kaybetmem ile gözüme bir çatal saplayıp çıkarmam arasında bir seçim yapmam istenseydi, “Çatal nerede?” diye sorardım. Bu bebek için ölebilirdim, tıpkı sizin de kendi çocuğunuz için ölebileceğiniz gibi.

5.      “Yaşayan çocukların için şükretmelisin.” demeyin. Anneniz korkunç bir enkaz altında kalıp ölseydi ve annenizin yasını tutuyor olsaydınız, babanız yaşıyor diye daha az mı şükredecektiniz?

6.      “ Allah’ a şükürler olsun ki bebeği daha sevmeden kaybettin.” demeyin. Oğlumu veya kızımı severdim. İki haftalık hamileyken veya doğumdan sonra bu bebeği kaybetmiş bile olsam onu severdim.

7.      “ Artık toparlanmanın ve yola devam etmenin zamanı gelmedi mi? ” gibi şeyler söylemeyin. Kederli olmak ve yas tutmak benim zevk aldığım bir şey değil. Böyle bir şey keşke hiç olmasaydı. Ama oldu ve bu benim her zaman bir parçam olarak kalacak. Bu üzüntü ve keder gün geçtikçe azalacak. -sadece benimki değil, seninki de…

8.      “ Şimdi o bir melek oldu ve seni gökyüzünden izliyor.” demeyin. Ben onu benim meleğim olsun diye doğurmak istemedim sadece evladım olsun diye doğurmak istedim.

9.      “ Ne hissettiğini anlayabiliyorum.” demeyin. Çocuğunuzu kaybetmediğiniz sürece ne hissettiğimi anlayamazsınız. Çocuğunuzu kaybetseniz bile empatik ve sempatik davranıyor, anlıyor gözükemezsiniz çünkü herkesin yas deneyimi farklıdır. İşte bu yüzden bu boş lafları etmeyin.

10.  Daha kötüsünü yaşamış olan kuzeninizin veya komşunuzun korkutucu hikayelerini anlatmayın. Bunu altı kere daha yaşamış olsaydım, şu an anlattığınız bu hikayeler duymak istediğim en son şey olurdu. Bu hikayeler beni korkutuyor ve geceleri umutsuzluk içerisinde ağlamama sebep oluyor. Mutlu sonla bitseler dahi hikayelerinizi benimle paylaşmayın.

 

11.  Böyle bir şey hiç olmamış gibi davranmayın ve bunun bahsini açtığımda konuyu değiştirmeyin. “Bebek ölmeden önce…” veya “Ben hamileyken…” şeklinde cümleye başlarsam korkmayın. Eğer bu konu hakkında konuşuyorsam, gerçekten konuşmak istiyorumdur. Bana izin verin. Hiç olmamış gibi davranmak beni sadece yalnız bırakacaktır.

12.  “Bu senin hatan değil.” demeyin. Benim hatam olmayabilir, ama benim sorumluluğumdaydı ve ben bunu başaramadım. Bu küçücük varlık dünyaya gelmek için bana güvenmişti ama ben başarılı olamadım. Ona hayatı boyunca bakabilirdim, ama ben ona bir çocukluk bile veremedim.

13.  “Zaten bu çocuğu doğurma konusunda tereddüt etmiştin…” demeyin. Vitaminlerimi almadığımdan, çok kahve içtiğimden ya da hamile olduğumu bilmediğim zamanlarda hamileliğimin ilk haftalarında çok alkol tükettiğim için bebeğimi kaybettiğimden korkuyorum. Kendimden her dakika nefret ediyorum. Hamileliğimden emin olmamak bebeğimin ölmesini istediğim anlamına gelmiyor.

14.  “Çok üzgünüm…” deyin. Yeterli. Güzel ve etkili konuşmaya çalışmayın. Söyleyin, kastedin, söyledikleriniz önemlidir.

15.  “ Bir gün muhteşem ebeveynler olacaksınız.” veya “ Çok iyi ebeveynlersiniz ve çocuğunuz da sizin gibi ebeveynlere sahip olduğu için çok şanslıydı.” deyin. İkimizin de bunu duymaya ihtiyacı var.

16.  “Bebeğiniz için dua ediyorum.” deyin.

17.  Çiçek ve kibar bir not gönderin. -Hepsine cevap veremediğim için gücenmeyin.

18.  Bir kereden fazla aramayın ve cevap vermediğimde sinirlenmeyin. Eğer yakın arkadaş isek ve yardım etme girişimlerinize karşılık vermiyorsam, gücenmeyin. Bir süre benden bir şey beklemeyerek bile bana yardımcı olabilirsiniz.

19.  Bedenimdeki tıbbi bir sorun veya durumdan dolayı değil ailemden birinin ölümü yüzünden acı çektiğimi fark edin.

20.  Bir süre üzüntülü olacağım, sevdiğini trajik bir şekilde kaybeden birine nasıl davranıyorsanız bana da öyle davranın. Yanımda olmanıza, zamana ve nefes alacağım bir yere ihtiyacım var.

21.  Doğum günü partileri, doğum öncesi partileri gibi etkinliklere katılmadığımda anlayış gösterin ve neden gelmediğimi sormayın. Moral olsun diye kendimi toparlayana kadar doğum günü partileri ve düğünlere davet etmeyin.

22.  Bebeğinizi veya çocuğunuzu çalıştığım yere getirmeyin. Yeğeniniz hamileyse veya kızınız yeni doğum yaptıysa bunu benimle paylaşmayın. Bu, benim kimse için mutlu olmadığım anlamına gelmiyor. Şu an için her gülümseme, cıvıldayan bir bebek, mutluluktan ışıl ışıl parlayan her anne kalbimde katlanamayacağım kadar büyük bir acı hissetmeme neden oluyor. O an iyi gözüküyor olabilirim ama her gün ağlıyorum. Bunu bütün gün düşünmediğim güne ulaşmam biraz zaman alacak.

23.  “Kızın doğurdu mu?” veya “Ne kadar muhteşem bir oğlun var. Uzun zamandır onu ofiste görmüyorum” dediğimde artık iyi olduğumu anlayacaksın.

24.  Hepsinden önemlisi bunun başıma gelen en kötü şey olduğunu hatırlaman.

25.  “Düşük” kelimesi kısa ve kolay bir kelimedir. Ama benim çocuğumun ölümü sadece bir kelime değil ve korkunç. Bunun üstesinden gelip bununla yaşamak biraz zaman alacak. Bana sabır göster.

26.  Ölüm olgusu bütün canlılar için ortak olsa da insanı diğer canlılardan ayıran, ölümlülüğün bilincinde olmasıdır. Ölüm; insanın bizzat tecrübe alanının dışında gerçekleşen, yalnızca çevresindeki bireylerin ölümlerinden yola çıkarak kavrayıp anlamlandırabileceği karmaşık bir olgudur.

27.  Ölüm farkındalığının bilincinde olması sayesinde insan, kendisi ve toplum için faydalı şeyler yaparak hayatını geçirebileceği gibi ölümü hatırlatan olaylar olduğunda da bilinçdışı düzeyde kendisini oldukça rahatsız hissedip bu düşünceyle başa çıkabileceği yollar aramaya çalışabilmektedir.

28.  Ölüm, kayıp, kaybedilen kişinin geri dönmeyeceğini, kaybın oluş nedenini anlamlandırma süreci çok hassastır.

29.  Kayıptan hemen sonra yaşanan şok ve inkâr, kişiyi duygusal olarak aşırı zorlamaktadır. Ağlama, isyan etme, tepki verme aslında içte yaşanan sıkışmanın dışa vurumudur. Ne kadar üzücü olsa da yaşanması gereken bir dönemdir.

30.  Kayıp yaşayan kişiye güçlü olmasını söyleyerek ağlamamasını söylemek ve ağlamanın doğru olmadığını söylemek; o kişiye sadece zarar vermektedir. Ne hissedeceğini ne yapacağını bile düşünemeyen bir kişi, güçlü olmaya davet edildiğinde bunu acısını içine gömerek yapmaktadır.

31.  Bir anda başlayan ve anlam verilemeyen ruhsal problemlerin çoğu yıllar önce yaşanan bir kayıp karşısında tepkisiz kalmaktan kaynaklanmaktadır.

32.  Kayıp ve yas sürecinde olan kişiye yardımcı olacak en büyük adım yanında olmak ve ağlamasına izin vermektir. Bunun yanında kişiye “acını, duygularını anlıyorum” şeklinde yaklaşmak gerekmektedir.

33.  Kişi istediği takdirde yalnız kalmasına izin vermek ve fiziksel ihtiyaçlarını desteklemek önemlidir.

34.  Bu süreçte yerine getiremediği sorumlulukları düzene sokarak yardım olmak gerekmektedir. Yapılan adımlar engellenmemelidir. Örneğin; yemek pişirme, işe geri dönme vb. Bu tarz eylemler hayata erken adapte olmak isteyen kişinin adımlarıdır.

35.  Yaşanan beklenmedik durumlarda mutlaka psikolojik destek almak gerekmektedir.

36.  Her kayıp, ayrı bir değerdir ve tek tip süreçlerden geçecek kadar mekanik değildir.

Bebek kaybı yaşayan çiftlerin, yas kaybı ve depresif ruh halini gerekirse bir uzman yardımıyla daha sağlıklı aşabileceğini bilin hatta gerekirse bize ulaşın 0544 724 36 50.

Yakınlarını kaybedenlere Allah’ tan rahmet, yakınlarına ise taziyelerimi bildiririm. Var gücümüz ile her zaman yanınızda ve telefonun diğer ucundayım.

İzleme 84

Gönderiye yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir! Giriş Yap